16 Haziran 2010 Çarşamba

Ahmak

15BK benim hayatımın otobüsü. Kendisini geçen yaz keşfettim. Evime minibüs yolundan geçerek 1 saatte değil de E-5 ten geçerek 20 dakikada ulaşan otobüs, o. 15BK genelde eski, yıkık dökük otobüsler olurdu; ancak bu günlerde fark ediyorum ki artık yeni 15BK lar çıktı ortaya. Seni seviyorum 15BK.

Kokoreç. Yer misiniz? Ben yerim. Kokoreçle tanışıklığım 2 yıl öncesine dayanıyor. Tattığım andan beri vazgeçemiyorum kendisinden, her ne kadar bu konuda annem gibi insanlardan eleştiri aldıysam da umurumda değil. Beni kokoreçle tanıştıran insana saygılarımı sunarım buradan. Etçil bir insan olduğumu söylemeye gerek duymuyorum zaten. 'Mangal' kelimesinin hayatımdaki önemi büyüktür. Ancak en yakın arkadaşlarım ne hikmettir ki vejeteryan olduklarından bir gün de "Hadi oğlum şöyle güzel bir mangal keyfi yapalım lan." cümlesini kuramadım bir türlü. Kendimi orada burada kokoreç, kebap, köfte yiyerek teselli etmeye çalışıyorum. Acınacak haldeyim anlayacağınız. (!)

Hırçın bir insan olduğumu söyleme gereği de duymuyorum artık. Hayatıma sokmak istemediğim insanlar için çok tehlikeli, acımasız hareketler sergileyebiliyorum. Yaşama alanıma müdahale etmek isteyen bir insanı doğduğuna pişman edecek kadar darlayabilirim. Valla yaparım. Ama korkmayın, herkese yapmam. Sadece hayatıma girme hakkını öyle hop diye edindiğini sanan arsız insanlara yaparım. Onlara acımam, nokta.

Yaşadığım olayların üzerinden zaman geçtikçe, kendimi, olayları ve olaylara bakış açımı daha iyi analiz edebiliyorum. İlginç olan, yanlışlarıma bakıp "Eh şimdi olsa yine aynısını yaparım yahu." deyişim. Çünkü bir öykü var ben de, kafası değişmiyor kolay kolay.

Hatta ne düşündüm bakın, belki de insanlar değişmiyordur. Sadece içimizdeki potansiyelleri fark edememişizdir henüz. Eğer fırsatımız olsa çok farklı insanlar olacağız belki, ama öyle bir seçeneğimiz yok. Örneğin; kırk yıllık karısını hiç aldatmamış bir adamın aldatma fırsatı hiç olmamıştır da ondan bu 'masum koca' sıfatına yerleşmiştir. Yaptığıma şaşırdığım hareketleri, davranışları düşünüyorum. Belki de daha önce böyle davranmaya, o eylemi yapmaya fırsatım olmamıştı. Yoksa ben o zaman da öyküydüm şu an da öyküyüm. Sadece öyküyü yeteri kadar tanımıyorum.

Not: Kendime bir şarkı armağan ediyorum huzurlarınızda. Malt' ın, 'Yeniden' adlı parçası öyküye gitsin.

"Belki de bana benim gibi bir ahmak lazım."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder