Bir şeyler yoluna girip kahve falımda çıkan, şu tıkanmış yollar 3 vakte kadar açılacak, biliyorum.
Bisiklete binmek. Hatta yağmur çiselerken, kulağınızda müziğiniz çalarken bisiklete binmek.. Özgürlüktür bu. Bilmiyorum bisiklete biner misiniz, binmeyi sever misiniz, ama bisiklete binerken yüzünüze çarpan rüzgar ve yağmur damlaları özgürlüğün simgesidir. Ya da salıncak.. Salıncağa binip, gök yüzüne daha yakın hissetmek, bulutlara ulaşacakmış gibi.. Salıncak da özgürlüktür. Ben bu gün özgürlüğü hissettim tam yüzüme doğru.
Gerçekten bir şeyler yoluna girecek, hissediyorum. Birileri karar verecek, belki ben gideceğim, belki birileri benimle gelecek, olacak bir şeyler. Şu anki gibi kalmayacak en azından durumlar.
Yarın İstanbul' u bir 10 günlüğüne bırakıyorum, ona ihanet edip İzmir'in kollarına koşuyorum. Ama biliyorum ki geri döndüğümde İstanbul beni kayıtsız şartsız kucaklayacaktır tekrar. Ne kadarlığına gidersem gideyim İstanbul hiç soru sormadan bağrına bastı beni yeniden. Sever beni İstanbul da ben onu o kadar sevmiyorum sanki.. Ondan mıdır bu arada kaçıp gitmelerim?
Bu seferki yaz tatilime huzur içinde, kafamda herhangi bir soru işareti olmadan, sadece kumlarla bütünleşip güneşte erimeye sonra ise denizde yeniden doğmaya gidiyorum. Lap top ım yanımda olacağından sizlere oralardan ulaşmayı umut ediyorum. Özleyeceğim sizi insanlar.
Bugünün şarkısı, "When your mind's made up" Bu şarkı neden bu kadar hüzünlü lan?
"So,
If you ever want something
You call, you call
And I'll come running to fight
And I'll be at your door
And there's nothing worth running for.
When your mind is made up,
When your mind is made up,
There's no point trying to change it.
When your mind is made up,
When your mind is made up,
There's no point trying to stop it."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder