20 Haziran 2010 Pazar

git.dön.gel-git.dön.gel.

Yoğun, yorgun, tuhaf günler yaşıyorum. Gündemimde yine bir İspanya' dır gidiyor. Dün gönüllü olarak çalıştığım sevgili ispanyolca kursumun organize ettiği Dia E' de oyunlar, flamenko gösterileri, salsa şovları nın yanı sıra bir de büyük çekiliş vardı. Çekiliş gönüllü çalışanların arasında yapıldı. Büyük ödül: Madrid' de 1 ay İspanyolca kursu. Evet, bana çıktı. Şaşkınlığımı giderebilmiş değilim. Madrid' de bir ay geçirmek, 'Vay anasını' diyorum. Hani genelde olmaz böyle şeyler, bahtsızızdır bizler, çekilişten bir şey kazanmak şöyle dursun piyango biletlerimize amorti bile vurmaz ya hani!

Bu sefer şaşırttı bizi şans, kader, kısmet üçlüsü. Minnettarım. Halbuki sabahtan beri kendime neden gönüllü olarak çalıştığımı sorup kendime türlü küfürler savuruyordum, meğer bir nedeni varmış lan! Güzel bir cumartesi akşamıydı yani, Beyoğlu'nun kalabalığında var olmaya çalıştık kendimizce.

Tamam, mutlu oldum ama yüreğimi kaplayan büyük bir korku var. Daha çok olmamıştı ben döneli sanki ya, yalnız yaşamak falan korkuttu beni birden. Tabi sonra 5 ay geçirdim lan ben orada 1 ayda ne olacak? diyerek teselli ettim kendimi. Temmuz ortası veya sonu gibi giderim herhalde diye düşünüyorum. Ağustosun ortalarında burada olmam gerek, Mü'yü kaçıramam. Aslında bu gidişin en güzel yanı İspanya'daki dostları görecek olmamdır tekrar. Belki bir Erasmus buluşması ayarlayacağız, planlar hayaller devrede yine. Önce İzmir tatilini geçireyim sonra Madrid' ime tez gidip tez döneyim.

Vedalaşmalardan nefret ettiğimi daha kaç kere söyleyeceğim bilmiyorum. Ama bunlar güzel vedalaşmalar.. Körü'den bahsediyorum. Onun ülke dışına çıkacağı zamanlar ben İzmir'de olacağımdan son olarak dün gördüm onu, bir daha o dönünce.. O şimdi yeni bir ülkede yeni bir şehirde yeni insanlarla olacak. Eminim çok mutlu olacak, çok sevecek oraları. Bunlar öyle acı dolu, çok hüzünlü vedalaşmalar değil.. Heyecanlı, mutlu, tabi özleyecek olmanın getirdiği buruk vedalaşmalar. Her şey güzel olacak, dönüşü de bir o kadar heyecanlı olacak. O da tez gitsin tez gelsin.

Gidiyoruz, dönüyoruz ve yine gidiyoruz. Sonra tekrar buluşuyoruz bir yerlerde, ardından yollarımız ayrılıyor.. Bir gün, bir yerlerde kesişir hayatlarımız yine, güvenin bana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder