4 Haziran 2010 Cuma

Gel-Git(me)

Biz seninle gel-git ve sahil misali, hiç tamamen kavuşamadık . Her defasında biraz daha götürdün biriktirdiğim kum tanelerimden, biraz daha yordun beni. Senin her 'gel'in bayram şenliğiydi benim için, her 'git'in yalnızlık.. Sen her geldiğinde, "İşte!" diyordum, "Geldi, bu sefer hep kalacak." Oysa sen her seferinde biraz daha erken gidiyordun sahilimden.

Ben küçük bir çocuğun oyunu olan, yüksek hayal ürünü bir kumdan kaleydim, sense her seferinde yıktın beni. Kavuşmalarımız coşkulu ama kısa süreli sevinç anları olarak kalırken, ayrılıklarımız vedalaşmaya bile zaman bulamadığımız için romantizm kokan, öpüşme dolu film sahneleriydi. Hep bir şeyler noksandı, eksiltili cümleler oluşturup yüklemleri ve özneleri yutuyorduk karşılıklı.

Bir kısır döngüden ibaretti hayatlarımız, ama maalesef sen hep kumdan kaleyi bozan gel-git olarak kalacaktın. Oysa bu senin suçun bile değildi, doğanın ta kendisiydi bu kavuşmayı istemeyen ve inan, doğaya karşı elimizden pek bir şey gelmezdi.Gelmedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder