Hasta olmanın iyi yanlarına bakmak lazım. İki günde tam iki kilo vermek gibi mesela, beni bundan daha fazla ne mutlu ederdi ki zaten?
Bence en iyi insan siz evde hasta yatarken, size elinde kekiyle geçmiş olsun' a gelendir. Teşekkürlerim Üstün' e gitsin, seni seviyorum. Hatta şu an keklerinden yerken seni ailecek seviyoruz.
"Bu dünyada ve bu yaşamda aslında birbirimize mecburuz" yazıyor hukuk kitabımın ilk sayfasında. Hukuk kitabı bile diyorsa doğrudur lan.
Ya tamam ben de bazen facebook gibi sanal alemlerde çok şeyler paylaşıyorum, çok fotoğraf koyuyorum ama öyle her anımı da yazmıyorum ya da sürekli sosyal mesajlar vermiyorum, herkese iyi günler dilemiyorum. Şimdi onlar "Herkese güzel bir hafta dilerim." diye yazınca benim haftam güzel mi geçecek? Yok öyle bir şey. Ne biliyim her an nerede olduğumu, gece hangi club' a gittiğimi falan yazmıyorum. (Çok deli gece hayatım olmasına rağmen yapmıyorum bunu.)
Bazen İngiliz arkadaşların yazışmalarını okuyup hiçbir şey anlamıyorum. Nasıl garip kelimeler ve gramer yapıları kullanıyor bu insanlar? Madem böyle yapılar kullanıyorlar biz neden başka şeyler öğrendik hı? Cevap verin bana!
Bu hastalık beni bir açıdan kendime getirdi, geçen haftanın korkunç sıkılmış modundan çıktım, evde oturmak iyi geldi, geçen hafta sizleri terslediysem veya takmadıysam affedin beni.
"Sırt çantamı takıp, canımın istediği yerlere gitmeyi, farklı kültürler görüp kaygısız bir turist olmayı çok özledim." demiş bir arkadaşım, ah ben de çok özledim ben de! "Kaygısız Turist" ne güzel bir tanımlamadır yahu.
İçtiğim ilaçlardan mıdır nedir bilmiyorum ama şu an resmen bulanık görüyorum yani evet resmen bulanık böyle her yer bulanık hatta yazdığımı görmüyorum ha şu an n'oluyo ya?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder