12 Ekim 2010 Salı

viod ab initio.

İnsan denen varlık umutsuz yaşayamıyor, yitirmeyelim umutlarımızı.

Dolabımın üstünde yaklaşık olarak iki aydır sabit duran sırt çantası biraz önce yere düştü. Ben de bu olaya az biraz çığlık atarak karşılık verdim. Bu olayın sebebi neydi? Yoksa Mü' nün dediği gibi, bu bir işaret miydi...

Merhaba, ben bir türk kahvesi bağımlısıyım ve halimden çok memnunum.

Akşam 7den sonra spor salonunun üçgen vücutlu, korkunç kaslı insanlarla dolacağını bilsem gitmezdim spora, yok lan yine de giderdim tamam.

"Kusura bakma ilgilenemedim senle." "Ehe,:)) sorun değil, bir dahaki sefere."

Ben ispanyolcayı ne kadar seviyorsam, almancayı da o kadar sevmiyorum işte!

Sütlü Kahve içinde dört kişi, tabu falan, ne hoş.

Latinceye ve bütün latin dillerine olan hayranlığım hızla artmakta.

Yarın sabahki dersimi ekiyor olmanın huzuru var içimde, yaramazlık daima güzeldir.

Herkese "amor, amor" şarkısını gönderiyorum, çok sevgi dolu bir gönderim oldu ama çok da güzel oldu, iyi oldu.

"te necesito, yo te quiero, mi vida sin ti es un desierto, amor amor.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder