O nasıl bir yağmurdu öyle? Bağdat Caddesi kaldırımlarda kardeşimle yağmurun altında koşarak sığınacak bir yer aramak.. Evet çok romantik, farkındayım. Özellikle ayağımda terlik olması ve ayaklarımın yağmurda çamur olması bir ayrı romantikti bak. Neyse kendimize Burger King gibi bir sığınak bulmanın sevincini de yaşadık tabi daha sonra.
Aslında bir kaç gündür çok kızgınım da çaktırmıyorum. "Neden kızdı yine bu ya?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim.(Hiç bir şey duyar gibi değilim tamam, uyduruyorum. Hatta o kadar yalnızım ki.)hahah. Uzun uzun anlatamayacağım; ancak öyle insanlar var ki beni her an şaşırtıp "Yok artık bunu da yapmaz." gibi cümlelerimi bana yedirtebiliyorlar. Azminize hayranım insanlar. Kadıköy' e bir daha gitmeme sebebim olacaksınız bakın. O kadar ciddi bir durum söz konusu!
Şu an o kadar çok insanın bir yerlerden dönmesini bekliyorum ki! Körü bu hafta sonu yurduna dönecek onun sevinci bir ayrı zaten, dört gözle bekliyoruz. Mü, Ağustos' un 9' u gibi burada olacak ve sonunda tüm planlarımızı hayata geçirebileceğiz. Ve bir diğer insan. Şimdi ona burada nasıl hitap edeceğime henüz karar verememiş olsam da, o bilir kendisini. Dönün lan artık şu İstanbul' a! Dönün!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder