17 Temmuz 2010 Cumartesi

Yine bindim arabama, öyle hızlı gidiyorum ki...

Aşırı sosyal günler yaşıyorum. Evde oturmayı ve sıkılmayı özledim adeta. O zaman isyanım daha büyük olurdu tabi. Sürekli yapacak bir şey olması fena değildir, güzeldir. Bir hayal kırıklığıyla başlayayım anlatmaya. Şu hani ben küçükken izlediğim, korkutuğum ve çok sevdiğim Elm Sokağı Kabusu vardı ya.. Aslında o kadar korkunç değilmiş lan. Büyük heveslerle Freddy' yle hasret gidermeye gittim; ancak Freddy' nin sübyancı olmasıymış bütün olay. Hatta film esnasında bir çok karede kahkaha attım, korkunç değil komikti film. Zorla korku filmi izlemeye sürüklediğim insana ise teşekkürü borç bilirim. Freddy sayfası böylece kapanmıştır, her şey zamanında güzel lan.

Sürücü kursu işlemleri uğraştırdı beni bu aralar da hallettik onları da. Evet, ben de öğreneceğim ben de ben de! Ama eminim ehliyeti olan ama hiç araba kullanmamış insanlardan biri olacağım. Trafiği sevmiyorum, trafikten korkuyorum. Ha otobüsler çok mu eğlenceli sanki? Yoo. Ama ben trafikte sıkışıp kalsam, stres olup arabayı orada bırakıp koşarak ayrılırım oradan. Sonra araba nerede, arabaya n'oldu, soruları beni hiç ilgilendirmez şimdiden söyleyeyim.

Dün Kadıköy' de garson parçasını gördüm. Gece ise kendisini rüyamda gördüm. Zaten sürekli karışık rüyalar görmece falan.. Garson parçası sana sesleniyorum çık hayatımdan hiç zamanı değil. Ben zaten yeteri kadar huzurlu ve mutlu günler geçiriyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder