İnsanlara karşı takındığım son yaklaşımım: Var olsunlar, mutlu olsunlar, uzak olsunlar. Kalabalığı hiç bir zaman sevmedim hayatımda, azla özle yetinmeyi bilmek lazım. Hayır ama farklı bir antipatim var insanlara benim bu aralar, bak yine uçup gidesim geldi buralardan. Sıcaktandır sıcaktan. Mümkünse balkonda uyuyayım ben bu gece.
"Kadıköy' den çıkmak gerek, başka semtler görmek gerek." Eyvallah, çokça haklı bir düşünce, hep Kadıköy hep Kadıköy nereye kadar? Bebek de güzeldir, güzelmiş. Dün görüp bu seferde "Evet, evet benim burada yaşamam gerek." deyi verdim. Her gördüğüm sahil şeridinde yaşamam imkansız, ömrüm yetmez bir kere farkındayım. Ama Kadıköy candır kandır lan. Benim ikinci evimdir.
Bir araya gelip zorlu şartlar altında buluşup sonra da "Eee nereye gidiyoruz, nerede oturalım?" sorusuna verilen cevap uzun bir sessizlik oluyorsa, gidilecek yere buluşmadan önce karar verilmelidir. Ancak biz insanlar bir türlü bunu öğrenemeyip gidecek yer ararken sokaklarda saatlerimizi harcıyoruz. Böyle durumlarda ya her zaman, sıkça gidilen tanıdık bir mekana gidilir ya da büyük bir cesaret örneği gösterilerek yeni mekanlar keşfedilir. Arası yoktur.
Mide bulantısı ve baş ağrısı düşününce çok korkunç gelmese de insanın hayatını felç etmeye yeter. Hele o baş ağrısı sağ gözünüzü çıkarma isteğine yol açıyorsa, işte pek sağlıklı bir durumda değilsiniz demektir.Yine de temiz hava, soğuk su, biraz rüzgar iyi gelebilir benden söylemesi. Muhtemelen sıcaktandır, sıcaktan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder