4 Ağustos 2010 Çarşamba

dream within a dream.

Dünya bir türlü net olmuyor gözümde. Basit duyguları ve fikirleri bünyem kabullenemiyor sanırım, zoru varken basitini ne yapayım yahu?! diyen bir kafa yapısı, her şeyi karışıklaştırmaktan zevk alan bir kişilik işte daha ne beklersiniz. Ama bilinçaltıma inilse ortaya çıkacaklardan çok da mutlu olacağımızı sanmıyorum.(Çoğul konuşuyorum, evet.) Yoğun bir birikinti olduğunu hissediyorum sadece, belki semboller var belki işaretler ve ben çözemiyorum. Belki de çözmemek en hayırlısıdır zaten.

Sandığımdan daha popüler bir insanım sanırım lan. Bugün sitedeki bir çocuğun gelip bana "Ben seni tanıyorum." demesi ilginçti baya. "Ben de seni tanıyorum, bizim apartmanda oturuyorsun." Meğer demek istediği beni başka bir yerden tanıyor olmasıymış tabi. Kendisi meğer Cervantes' in düzenlediği Dia E' de organizasyonda çalışanlardan biriymiş beni oradan tanıyormuş da bana gelip "Beni seni tanıyorum, sen İspanya'da kurs kazandın." deyince korktum, "kim bu lan" dedim de olayın bir açıklaması varmış tabi, ben de o kadar popüler değilmişim aslında. ':('

Gün güzeldi, güzeldi bugün. Galiba en hızlı hamburger yeme yarışması olsaydı biz kazanırdık hı? 5 dakikada yenen yemek üzerine ise iki buçuk saatlik bir film. Inception' dan çok bahsetmeyeceğim; gidin izleyin lan hepiniz, sen de izle bak oradaki.

Bugünü Buika' nın beni sarhoş eden parçasıyla bitirmek istiyorum. Bu parça beni kesinlikle sarhoş ediyor, kendi kendime dans etmeme neden oluyor bir hoşluk yaratıyor.Sözleri de kadının sesi de bir başka hoş. Sizler de dinleyin, sevin.

"No habrá nadie en el mundo que cure la herida que dejó tu orgullo,
yo no comprendo que tú me lastimes con todo,
todo el amor que tu me diste.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder