Gece, balkon, yıldızlar, kulakta Morrissey ve Glen Hansard. Romantizmden öleceğim peki nedir bu kendi kendime yaşadığım romantizmin sırrı, ben asıl onu merak ediyorum işte.
Bazen geceler hiç bitmesin istiyorum mesela, geceye karşı başka bir sevgim var. Müzik daha bir güzel sanki geceleri, gökyüzü daha bir güzel. Aşk bile geceleri bir başka güzel yahu. Sabahlar olmasın o zaman.
Sonra çok ilginç düşüncelere dalıverdim balkonumda serin serin otururken. Gökyüzüne baktığımda aslında en uzaktaki sevdiklerimle bile aynı gökyüzünü paylaşıyor olmanın sevinci ısıttı içimi. Nerede olurlarsa olsunlar, farklı semtler, farklı şehirler, farklı ülkeler hepsiyle aynı yıldızları aynı gökyüzünü paylaştığımı bilmek beni mutlu etti.
Bir garip duygusalım işte bugünlerde. Ama hayata dair en çok hoşuma giden şey ise yaşarken bir saniye sonrasını bile bilmemek. Bir saniye sonra, beş dakika sonra ve yarın ne güzelliklerle karşılaşacağımı bilmiyorum. Fazla Polyanna bakış açısı olabilir bu; ama öyle işte bu kadar basit hayat sürprizlerle dolu ve ben o sürprizler için minnettarım hayata.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder