22 Ağustos 2010 Pazar

güllerin içinden canım, koşarak gel bana gel.

Bir babayla, kızı arasındaki çok komik bir durumu bildireceğim.Bu akşam babamla dünyanın en ilginç antlaşmasını yapmış bulunmaktayız. Ben babamdan konsere gitmek için izin almaya çalışıyordum ki babam bana "Tamam git konsere ama bir antlaşma yapacağız." diye buyurdu. Sordum tabi, "Nedir babacığım istediğiniz antlaşma?" diye hemen yanıtladı bir güzel kendisi. " Bu izin ve bundan sonraki izinlerin için bir antlaşma yapacağız. O antlaşmada bundan sonra odanı toplayacağına dolabını düzelteceğine dair maddeler olacak." Ben biraz şaşkındım, açıkçası babamın ciddi yazılı altı imzalanan falan bir antlaşmadan bahsettiğini bilmiyordum. Ben iznimi almak üzere hemen atladım tamam diye. Sonra biz babamla oturup antlaşmayı yazdık. Evet, evet böyle maddeleri olan altı imzalanan antlaşmalardan. Bu ve bundan sonraki akşam gezmelerim için odamı toplayacağıma, gerektiğinde evdeki işlere yardım edeceğime dair sözler verdiğim bir antlaşma imzalamış bulunmaktayım. Hani antlaşmaya uymasam beni mahkemeye verip tazminat davası falan açabilir, o kadar ciddi.(!) Vatana millete hayırlı olsun. Galiba zaten olması, yapmam gereken şeyler için imza attım, güzel bu da güzel. Neyse o halde cuma günü Mfö bizi bekle güllerin içinden koşarak koşarak sana geliyoruz !

Ya büyümemin bir göstergesi ya da tuhaflık sadece ben de, artık sabah 4' lere 5' lere kadar uyanık kalamıyorum. En geç 2 dedin mi ben uyuyuveriyorum. Halbuki geçen yazlarımı hatırlıyorum da 4'ten önce yatmak ayıptı o zamanlar lan. Msn, dizi falan derken sabah 6' lara kadar oturduğumu bilirim. Peeh, artık yok öyle şeyler. Hele msn falan öyle şeyler kullanmıyorum ilginçtir. Çevrim dışına her zaman evet. Ama çevrim içi olmak zor geliyor artık, insanlar falan aman ya. Yaşlanıyor muyum lan?!

Ve bu arada sıcak günlerden kurtulmamızın şerefine kurban kesmek falan istiyorum. Ne güzelsin sen hava hep böyle kal, hiç durma hep es.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder