Futbolu erkeklerin doğal bir yeteneği sanırdım ben; gel gör ki öyle değilmiş. Gerçekten topu gördüğü an kaçmaya çalışan, eline top değmesin diye topu görmezden gelen, futbol muhabbeti açıldığı an ortamı terk-i diyar eyleyen erkekler tanıdım. İşte ben o erkekleri severim, futbola aşırı sevdalı erkeklere hep bir antipatim oldu. Ancak futbol seven bir erkekten daha kötü bir şey var ise o da futbol seven kızdır. Sözüm meclisten dışarı. Ama futbol seven kızı her ne kadar sevmeye çalışsam da olmuyor, o kız bana hep itici geliyor. Neyse futbol seven kızlar da bana ölüp bitmiyorlardı zaten.
Cumartesi günü ehliyet sınavımın olmasına rağmen endüksiyon bobiniyle hala çok da arkadaş olduğumuzu sanmıyorum. Hele şu eksantrik kam mili var ya her ismini duyduğumda kahkaha atmak istiyorum da yapmıyorum. İçimde tutuyorum kahkahalarımı bir gün patlayacağım. Sınavı bir geçeyim işte o zaman güleceğim sana ben asıl, sevgili eksantrik kam mili!
Ebeveynlerle yaşamak hiç bu kadar zor olmamıştı. Bunu söylediğim insanlar, "Salaksın, İstanbul dışında okumuyorsun da ondan." diyorlar. Yo, ben ev hayatımı seviyorum, onları seviyorum da özellikle anneyle yapılan kavgalar insanı delirtebiliyor ve ruh hastası yapabiliyor. Ama şurada iki senem falan kaldı lan. Sonra ebeveynsiz ev hayatına yeniden merhaba deyip mutlu olacağım, bir mezun olayım da!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder