9 Ağustos 2010 Pazartesi

A Sweet Dream on Elm Street

Rüyada Freddy Krueger' ı görmek ve onunla yakalamaca oynamak?! (Bkz. Elm Sokağı Kabusu.) Freddy'li rüyalardan sağ çıkan tek tük insanlardan biriyim ben! Onunla oynadığımız yakalamaca ve onun beni yakalaması sonunda attığımız kahkahalar da ilginçti. Benim ölmem falan lazımdı aslında kurallara göre. Oysa ben Freddy' yle kanka oldum, güldüm eğlendim. Öyle korkulacak bir yanı yokmuş adamın ya hep insanların abartısı. haha.

"Ben farklıyım." "Beni kimse anlamıyor, öyle farklıyım ki.." "Ben sanatçıyım, sanatçıları kimse anlamaz." Şu ayakları bir kenara bıraksanız da adam gibi iki muhabbet edebilsek? Şu ben farklıyım muhabbetleri, geride kaldı yahu. İnan hiçbiriniz o kadar da farklı değilsiniz yani. Ne bu kendini yüceltmecilik falan? Yok öyle bir şey unutun onu.

Ya şimdi öyle insanlar var ki, "Gel benle eğlen, n'olur benle eğlen" diyorlar sanki; eh ben de kendimi tutamıyorum. Tamam kötü olabilirim, gerçeğimi inkar etmiyorum. Kendi istekleriyle gülünç durumlara düşerken, ben onları sadece izliyorum bir de uzaktan uzaktan gülüyorum evet; ama düşmelerinde bir payım yok hepsi kendiliğinden oluyor. Komiklikler, espriler, küçük küçük şakalar işte.

Asıl dün çok ilginç bir durum oldu. Bağdat Caddesi'nde annem babam önden, kardeşimle ben arkadan yürürken annemlerin durup biriyle konuşutuklarını görünce herhalde eski iş yerinden bir kadın diye düşünüp yanlarına gittiğimizde gördüklerimiz ilginçti. Kadını tanımak üzere eğilip suratına baktığımda onun Gamze Özçelik olduğunu gördüm. Tabi bir an annemlerle muhabbet ediyor olmasına anlam veremeyip şaşkın şaşkın sustum. Meğer benim canım annem, Gamze Özçelik'i elinde bebek arabası çocuğuyla duruyor görünce "Eh sizi gördük yeteri kadar bir de çocuğunuzu görelim" deyip muhabbete başlamış kadınla. "Ah çok güzel maşallah" cümlesine de "Evet bana benziyor." diye karşılık veren Gamze Özçelik ise cool'luğunu, kendini beğenmişliğini korumaya devam etti. Hatun çok güzel, olsun o kadar, dedik ilerledik biz de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder