Arabamdayım. Camlar sonuna kadar açık ve yüzüme çarpan rüzgardan büyük bir zevk alıyorum. Radyo açık. Bülent Ortaçgil' den herhangi bir şey ya da Yavuz Çetin' den Sahil çalıyor. Üzerinde son hızla gittiğim yol, sahil yolu. Güneş de batmak üzere, turuncu turuncu boyamış gökyüzünü, deniz desen pırıl pırıl.. Ya tek başımayım ya da yan koltukta sevdiğim bir insan.. İşte delicesine arzuladığım ve sahip olmak istediğim sahne budur.
Bütün bu hayaller bir anda belki sadece bir müzik duyduğunuzda canlanır kafanızda. Belediye otobüsünde ayakta kalıp sıkıştığınız bir anda belki.. Ruhsal olarak otobüsün içinde değilsinizdir on an. Ah ne güzeldir hayaller; hayaller ne de güzeldir.
Hayaller kadar, hatıralar da güzeldir. Üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin aklınıza geldiğinde yüzünüzde bir anlık tebessüm oluşturan hatıralar var ya, işte onlar boşu boşuna yaşamadığınızın kanıtıdır. Zamanın iyileştirici etkisi de görmezden gelinemez. Öyle bir geçer zaman ki, eskiden hüzün veren olaylar onca zamandan sonra bir hoş gelir gözünüze. Zaman güzeldir, ne de güzeldir zaman..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder