6 Mart 2010 Cumartesi

"Gününüz aynı güzellikte geçsin."

Çok evhamlı bir insan olduğumdan daha önce bahsettim mi bilmiyorum. ancak öyleyim evet. hem de gereğinden fazla blog! mesela hastalık hastasıyım, kaç kere kendmi kanser olduğuma ve öleceğime inandırmışlığım var. buradan Körü'ye selam ederim, o beni anlıyordur. işte bunun gibi daha bir sürü abarttığım boşu boşuna kendimi korkuttuğum, kendi hayatımı zindana çevirdiğim zamanlarım oluyor benim sonunda evhamlarımın boşu boşuna olduklarnı anlaynca kendime bin bir türlü küfür ediyorum tabi. işte kolay kolay değişmeyecek bir huyum daha. ama bu konuda internetin etkisi çok büyük. herhangi bir hastalık adını yazınca o kadar kötü şeyler çıkıyor ki karşıma bütün hastalkların sonu ölüme çıkyor adeta. eğer bana kalsaydı şu ana kadar 10 kere ölmüştüm iyi ki bana kalmamış lan!

Bu günlerde çok gezip çok para harcıyorum blog, hoş hareketler değil bunlar. her dşarı çıktığımız da soluğu daimi barımızda almamız da garip hani şu ' garson parçası' nın oluduğu bar. tamam biraz friends ve himym özentisiyiz. özeniyoruz işte var mı diyeceğin? hele hele her friends izleyişten sonra içimden o kadar aşık olmak geliyor ki anlatamam! ben friends izledkten sonra size yazarsam pek ciddiye almayın yani. hele 6. sezonun finalinde ağladım! hani friends sitcom böyle güldürmeye yönelik bir dizi ya, ben ağladım böyle de ters bir insanım. ama yok lan çok duygusal bir sahneydi ben de yaşamak istedim o anı. ondan ağladım herhalde. hatta sonra dönüp birdaha falan izledim aynı bölümü. abartırım böyle ben. ne diyordum ha gezmek. hele bu hafta Üstün' le beraber yaşadık resmen. okulda dşarda fln. gerçi biz dershane zamanlarında haftanın 7 günü görüşen insanlarıyız, biz severiz birlkte yaşamayı.

Bir şey anlatayım. dün tramvayda sabahın 8bçuunda arkdşla okula giderkene, kendi kendimize Nil'den 'kek' şarkısnı söylüyorduk. daha sonra bir amcanın telefonu çaldı müzik de çok güzeldi bizde dans etmye başladık tramvayda tabi öyle bir sağa bir sola sallanıyorduk başka nasıl dans edilebilr küçück bir tramvayda? neyse asıl konu biz böyle dans ederken, durakta durduk inmek üzere olan bir adam bize dönüp "gününüz aynı güzellikte geçsin" dedi. sonra da gitti. böyle anlar beni çok mutlu ediyor. bütün gün o adamın bize söylediği basit cümleyi, suratımda bir gülümsemeyle düşündüm. mutluluk hayatın ayrıntılarında gizlidir diye boşuna demiyorlar. kim diyor bunu bilmiyorum ama elbet biri demiştir.

Artık şu kist işinin biran önce geçmesni ve spora, dansa başlamak istiyorum. ozaman zaten böyle çok gezip çok para harcayacak zamanım da olmaz. gerçi böyle de eğleniyordum ben. haftanın 3 gnünü aynı barda geçirerek faln ama. olsun sağlıklı yaşamak lazım. yine zaman su misali geçmekte blog. baksana mart geldi, bahar falan gelecek. sonra yaz vay be. daha Oviedo'daki karlı günler dünmüş gibi. ben bu zaman kavramını çözemedim, çözmekle de uğraşmayacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder