Planların iptal olmasından nefret ederim. Çünkü planlı yaşamaya alışmışım resmen, yarın öğleden sonra saat 3te akşam 7de napacağımı biliyor olmak istiyorum.Ve genelde planlar bozuluyor. Abi karar verdim birdaha planlamayacağım, böyle spontane yaşicam falan bakalım kaç gün idare edebiliyorum; denemek lazım.
Bugün sabahtan beri bir mutsuzluk, hüzün ve depresyon içerisindeyim. Tamam okuldaki arkadaşa olan kızgınlığım devam etmekte, onun haricinde.. Bilmiyorum, nedensiz mutsuzluklarımdan birini yaşıyorum sanırm. Nedensiz mutluluklarım kadar mutsuzluklarım da var işte. Anladığım kadarıya heyecan arıyorum, bir atraksiyon arıyorum.Yani bugün spora bile zorla gittim, bitsin diye bekledim sürekli falan. Noluyor lan bana!? Mutsuzluğun hiç zamanı değil ya hele bir de vizeler geliyor şimdi. Hayat hepten çekilmez olacak yani. Of..
Bir süre kendi kabuğumdan çıkmamalıyım belki de.. Zaten insaanları sevmiyorum bir kaç gündür. Hepsiyle bir sorunum var en çok kendimle tabi bu aralar. Önce kendimi onarıp sonra insanlara açılmalıyım sanırım. Şu zaman zaman beni saran yalnızlık duygum geldi yine. Gelmesni ben söylemedim. Her şey birden bire oldu. Şimdi gitmesini beklemekten başka bir çarem yok. Oturup biraz melankolik takılıp beklemek.
İspanya'daki arkadaşlarımla konuşmak da ayrıca bir etkiliyor beni. Onları ne kadar özlediğimi anlıyorum bir de bugün perşembe ya, erasmus gecesi yani haha. Herkes bir partide falan. Ben de evime oturup blog yazıyorum. Neyse sen alınma blog ama şu anda burda yazıyor olmak değil İspanya'da herhangi bir partide olmak istersim sanırım. Sen yine de küsme bana e mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder