21 Mart 2010 Pazar

Hayır dedim sana!

Hayır dedim sana Öykü. Kaç kere hem de.. Kaç yıl oldu, sana hala hayır diyorum. Ne var biraz sözümü dinlesen? Ne var biraz mantığınla hareket edip gözün kapalı atlamasan bazı şeylere? Ne var daha az acı verecek yolları seçsen de kısa mutluluk anları için bir çok şeyi riske atmasan? Ama yok abi beni dinlemicen sen kafaya takmışsın bir kere; dediğin dedik.

Peki ama niye haksızlık ediyorsun ki bana Öykü? Ben senin kadar katı, sert bakamıyorum demek ki hayata. Benim kararlarım canını mı acıtıyor? Evet. Acısın kardeşim canın, acısın. Acıya acıya büyüyoruz ne var. Hiç risk almasaydık ne anlamı kalırdı hayatın? Nasıl heycan yaşardık? Sen benim normlar tarafından kuşatılmış olan hayatı yaşamamı istiyorsun, ama farkında değilsin sanki.. Biz öyle yaşayamayız. Biz onların dediklerini yaparak devam edemeyiz yaşamaya. Seni biraz daha duygusal ve soyut bakmaya davet ediyorum canım. Haberin yok ama senin de kararların benim canımı yakıyor.

Hadi ordan! Sözümü dinlesen, mutlu huzurlu mantıklı yaşayacaksın. Ama sen sonu belli olmayan bir macera, heycan arayışı içindesin. Büyü be Öykü, büyü biraz. 20 yaşına geldin arkadaşım. Yetti artık bu çocuksu tavırların. Kendine gelmenin zamanı gelmedi mi Öykü? Böyle yaşamaya devam edemezsin. Daha da üzecekler seni yoksa. Ama umrunda değil, değil mi dünya!? Duygu, aşk, dostluk bunlar daha önemli değil mi? Hah sen öyle san dostum. İlerde göreceksin ancak bir hayli geç olacak.

Umrumda değil tamam mı dediklerin! Evet üzülüyorum belki.. Ama mutluyum ben, işime burnunu sokma. Rahat bırak beni be Öykü! Bıktım senden. Odun gibi yaşamaktansa, böyle kalmayı tercih ederim. Senin mutlu, huzurlu kavramların; sıkıcı, monoton ve odun gibi yaşamak demek. Ben onları istemediğimi biliyorum. Karışma. Üzülür,ağlar yine toparlarım ben kendimi, sen göreceksin asıl.

Eh dediğin gibi olsun bakalım Öykü. Sonra ağlayarak gelme arkadaşım bana..

...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder