17 Mayıs 2010 Pazartesi

I never.

Ben hiç keşke demedim. Samimiyim. Hep olması gereken olaylar dizisine inanmışımdır. Pişmanlıkları sevmem. Kadercilik mi bu? Evet belki de..

Ben hiç kendine özgüveni tam olan biri olamadım. Hep öyle olmamı engelleyen insanlar, ilişkiler çıktı karşıma yahut da ben o insanları ve ilişkileri bahane ettim bu duruma.

Ben hiç söz dinlemedim, yanlışlar yaptım. Karşımdakinin yanlışlarına eşlik ettim hiç çekinmeden ve beraber sürüklendik oradan oraya.

Ben hiç çok iradeli bir insan olamadım. Zaaflarım oldu hep ve bu zaafları kullanan insanlar vardı. O insanlardan hep nefret ettim.

Ben hiç "Babana bile güvenme" kuralını öğrenemedim. Güvendim, yanıldım boşa yıllar harcadım, saflık yaptım, herkesi masum sandım ve insanları gözümde büyüttüm meğer ben de dahil hiç birimiz bir bok olamamışız.

Ben hiç yeteri kadar cesur olamadım. Korktum hep bir şeylerden, korkular kayıplara sebep oldu; kazançlarımsa onların yanında bir hiçti.

Ben hiç çok huzurlu olamadım, hep endişelerim vardı, hep birilerinden kaçıyordum yahut bizzat ben kovalıyordum onları. Ama ben yetişemezken kimseye; onlar pes etmediler.

Ben hiç geçmişi olduğu gibi bir kenara atamadım. Geçmişi sevmeye çalıştım; bu yüzden sanırım gelecek pek kabullenemedi beni.

Ben henüz bir çok haksızlığı kabullenemedim, kabullenip de gerçeklere alışamadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder