14 Mayıs 2010 Cuma

ModaModaModa

Şu Moda da olmasa hayatım bir boka benzemezdi sanırım. Arkadaşlarla gidilen Moda sahil, mis gibi denizi, çimenleri ve üzerinde parlattığı güneşi ile tam bir cennettir. Bir de ağacın gölgesinde serilmiş, elinizde Tuborg'unuzla girdiğiniz derin mevzular, kuruduğunuz hayaller size yaşamak için bir amaç sunarlar biraz da olsa değerli görürsünüz kendinizi.

Şu hani orda burda spor aletleti var ya ortalarda, onları kim kullanıyor yahu? diye soruyorsanız kendinize, bugün onları kullanan 3 genç vardı. Biri bendim. Eğlencesine de olsa kullanılıyormuş lan o aletler hatta biribimizi yaralamak pahasına olsa bile. Arada öyle spor salonunu falan bir yana bırakıp doğayla iç içe yapmak gerekliymiş bu sporu, olası yaralanmalara karşı da hazırlıklı olmak gerekmiş değil mi S.A?

Hayali bir tuvalet var idi Moda'da. Evet, doğru 'Hayali tuvalet'. Hala emin değilim nerenin tuvaleti olduğundan, sanırım bir restaurantın arka tarafı orası. Bir gün vardı o tuvalet bir gün yoktu. Beynimizde uydurduğumuzu sanmıştık o tuvaleti hani belki sarhoşluğun, içkinin neden olduğu bir yanılmacaydı. Ama bugün yerli yerinde duruyordu allahtan, gerçekti ve somuttu. En azından benim için öyleydi lan!

Kadıköy'den otobüsle, bu sıcak havada, yapış yapış insanlarla eve geldikten sonra buz gibi bir duş almak ise hayatın en güzel yanlarından bir tanesiymiş. Tavsiye edilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder