29 Mayıs 2010 Cumartesi

Ya yaradılışta doğmuşum, ya ölümsüzün biriyim ben.

"Seni
Öyle uzun seviyorum ki seni;
Ya yaradılışta doğmuşum
Ya ölümsüzün biriyim ben…"

Saat gece.. Elimde bir şiir kitabı. Büyük hata. Gece ve şiir bir araya gelince dayanılmaz olur. Her şiir, her dize içine çeker insanı, kaybolursunuz kelimelerde. Bir de şarap olacaktı ki.. Ama fazla şiir, alkol etkisi yaratıyor zaten beynimde. Pek içkiye ihtiyacım kalmıyor sonra.

"..Öyle uzun seviyorum ki seni.." Ben sürekli seviyorum. Sevdiğim insanlar değişiyor başka yüzler,başka bedenler geliyor ve ben değişiyorum. Ama sevme durumu sabit. Hayır, çok hümanist olduğumdan değil bu sevgi.. Tamam. Ben şu, aşkı seviyorum. Kimsenin aşk tanımı basit değildir. Ben de fazla anlam yüklemişim sanırım bir kelimeye. Aşk, damarlarınızdan akar ve bütün vücudunuzu dolaşır sinsice, beyninizi kemirirken her bir organınızda ayrı ayrı tepkilere sebep olur. Aşk güzeldir. Korkutucu, vahşi ve tutkulu; bir o kadar da masumdur.. Evet, masum.

Aşığım ben,hem de Cemal Süreya kadar, Atilla İlhan kadar ya da F. Hüsnü Dağlarca kadar aşığım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder