Öncelikle, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapmayı arz ederim. Bugün kardeşimin doğum günü. Kardeş başka bir şey. Kimseye benzemez, kardeş. Paylaştıklarımız ve paylaşacaklarımız çok başka. Kavgalarımız ise bir o kadar zevkli. Ben kimseyle kavga ederken böyle zevk aldığımı hatırlamıyorum, hatta zevk aldığımı hatırlamıyorum haha. Önümdeki örneklere bakarak söyleyebilirim ki; kardeş ne yaparsanız yapın sizi bırakmaz diye bir şey maalesef yok. Evet, önümdeki neredeyse bütün örnekler bunu gösteriyor şu anda. Ama ben kardeşimle böyle olmayacağım. Yaşananlardan ders almak diye buna denir herhalde, aferin bana ozaman.
Bu arada karar verdim, eğer ilerde bir gün evlenip de yuva sahibi olursam ben de benim ana babamın yaptığı gibi pazar günlerini 'Aile Günü' olarak belirleyeceğim. Hatta bu benim herkese önerim olsun. Bunu yapın, yaptırın. Hele bu yaşlarda annemi babamı çok seyrek gördüğüm günlerde şu Pazar günleri bana çok iyi geliyor. Eskiden kızdığımı bile haıtrlarım, 'ya aile günü de neymiş saçmasapan' fln diyerekten; ancak meğer o kadar güzel bir şeymiş ki. İlerde hatırlansın bu sözler rica ederim!
Merak ediyorum da herkesin hayatında bir Türk filmi ayrılığı yaşanmış mıdır? Ne demek Türk filmi ayrılığı/terk etmesi/terk edilmesi.. Daha önce Türk filmi aşklarına bayılıdığımı söylemiş olacağım, hatta öyle aşklardan bir adet de bana lütfen, demiştim. Ancak rica ederim bir türk filmi terk edilişi daha görmeyeyim. Yine belli repliklerimiz var tabi bu ayrılık sırasında. Mesela, "Sorun sende değil bende.. Sen masumsun bense kötü." Yahut sıkça tekrar edilen ve sırf anın telaşını azaltmak için uydurulmuş hiç bir gerçek payı bulunmayan, "Şu anda bana kızıyorsun ancak ilerde bana teşekkür edeceksin." cümleleri.. Bak bak, teşekkür edecekmişiz!? Bu ne küstahlıktır? Ne kendini bilmezciliktir? Ne hem suçlu hem güçlü olmacılıktır?? (iyice Tatlı Hayat'taki Haluk Bilginer'in oynadığı İhsan karakteri gibi konuştuğumu da farkettim bu arada) İşte bunun gibi, ben sana layık değilim zaten'ler, benden daha iyilerini bulacaksın'lar.. Elbette onlardan iyileri vardır; fakat ya diğer karakter daha iyisini aramıyorsa?
İşte, adam gibi çıkıp "Arkadaş ben senle mutlu değilim, denedik olmadı haydi eyvallah" diyecek adamı alnından öpmek gerekir. Kız kırılacak diye düşünüp ayrılmayı bile eline yüzüne bulaştıran insanları ise kınamak gerekir, çünkü illa ki kız kırılacaktır. Ha benim örneğimde türk filmi replikleri kurup saçmalayan karakter erkek; masum, suçsuz, ilerde erkeğe teşekkür edecek olan karakter ise kızdır çünkü örneklerim gerçek hayattan alıntıdır. Tam tersi olmaz mı? Tabi olur. İşte ozaman da kız 'güzel olduğu kadar da küstahtır'.
*Based on a true story and to be continued.. haha.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder