Acı, hala hissedebildiğimi gösterdiğine göre iyi bir şeydi demek. Acıdan kaçmak, kurtulmak gibi bir durum söz konusu olmamıştı ve olmayacaktı. Çünkü asıl mesele acıya katlanabilme yetisindeydi zaten. O zaman, kendime güvendim yeniden ve gücümü hissettim en azından bir şey hissedebildim.
Acı olmadan gelen başarıyı, mutluluğu sevmiyordum zaten. Zor olmazsa bir şeyler, değerleri azalıyordu gözümde, ben zora alışmıştım ve bundan sonra hep zoru seçecektim belliydi. Zorluklar karşısında ayakta durabilme becerisidir bana yaşadığımı iliklerime kadar hissettiren. E Nietzsche boşuna mı demişti "Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir" diye, halbuki nihilizmi de hiç benimsememiştim bak, ilginç.
Yoga derslerinde yaptığımız da, acı çekmekten başka bir şey değildi. Acı veren hareketleri yapıp nefes alma tekniklerimizle acıyı duymamaya çalışıyorduk, kendimizi güçlendiriyorduk yani.
Hem manevi hem de fiziksel güç veriyordu acı bana git gide.. Hissedebiliyordum artık, çok güzeldi.
Şimdi ise ben senin canını acıtacağım ki sen de hisset.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder