Uzak, sakin hatta mümkünse deniz kenarında bir kasabaya gidip bir süre orada kalıp kafamı dinlemek, insanlardan uzaklaşmak bedenen ve ruhen yalnız kalıp yenilenmek isterdim. Belki yapabilirim belli mi olur.
Hayır, farkettim de isimlerde boğulmuşum ben. O kadar çok isim dökülmüş ki dilimden, o kadar çok isim geçmiş ki aklımdan.. Kendimden korktum bir an. Hepsinden soyutlanmak istiyorum.Gitmek istiyorum, tek konuştuğum kişi kendim olayım mesela. Çimlere uzanıp çok uzun bir müddet gökyüzünü izlemek istiyorum, tek başıma.
Arkadaş güzel şey, iyi şey. Ama bazen öyle bir an gelir en sevdiğiniz insanlardan bile uzak kalmak istersiniz ya da ailenizden mesela. Ben en iyisi sırt çantamı takıp gitmek istiyorum. Belki o zaman biraz sakinleşirim, bu aceleyle akan hayatımdan sıyrılırım biraz. Günler öyle bir geçiyor ki. Zamanı,saati, hafta sonlarını ayları karıştırdım. Ben sanki biraz geçmişte kaldım. Günümüze yetişemedim de bocalıyorum arada.
Nerden çıktı yine bu zamana, kendime olan isyanlar bilemedim.. Kısır döngü gibi kendimi yaşıyorum. Ben tam olarak bir kısır döngüyüm içimde. Aynı duygular düşünceler zamanla dönüp dönüp geri geliyorlar. İlerleyemiyorum sanki, yerimde sayıyorum kaç zamandır. Sorunum, hiç bir sorunumun olmayışıysa harbiden kendimle çok büyük kavga edeceğim bu sefer. Ne bu kendini bilmezlik canım!? Ne bu yetinmeyi bilmezcilik? Aç gözlülük vs.
Hayır efenim, maalesef elimdekilerin değerini anca bir şeyler kaybetmeye başlayınca anlıyorum. Umarm bu sefer kaybedeceğim şeyler çok büyük olmaz.Evet, maalesef böyleyim ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder