1 Nisan 2010 Perşembe

non-sweet dreams

Rüyalarla takıntılıydım bir ara her sabah uyandığımda ne anlama geldiklerini falan arıştırırdım ancak o kadar çok ve uzun rüyalar görüyorum ki artık bıraktım öyle şeyleri. Örneğin dün geceki rüyamda İspanya'daki İngiliz arkadaş ve benim geçmişteki bir ingilizce hocam birliktelermiş.Koptum ya. Olum biraz daha mantıklı rüyalar görsem ya! Kimbilir neler var lan bilnçaltımda! Neyse efenim onlar birliktelermiş, ben üzülüyormuşum falan. O iki insanın hayatındaki tek ortak şey ikisininde ingilizce öğretmenliği yapmalarıdır daha fazlası mümkün değildir olamaz. Devamı da var rüyanın. Geçmişteki başka arkadaşlarda katılıyor rüyama daha sonra. Yılışık yılışık insanlar, saçma ilişkiler vs. Rüya tabirleri kitaplarında yazıyor mu şimdi bunların anlamı be. Hadi ordan. Ama o İngiliz arkadaş çok üzdü beni rüyamda alacağın olsun be Türkiye'ye döndüm hala peşimi bırakmadın lan.Vicdan azabı mı çektirmeye çalışıyorsun oğlum senin derdin ne!?

Ama şöyle bir gerçek de var ki, benim rüyalarım çok sık olmamakla birlikte kısmen çıkıyorlar. Ya da kendimi öyle inandırmışım yani. Hatta bir ara rüyamda yaşadıklarımı aynen gerçekte yaşayınca deja-vu yaşadığımı sanıyordum ama sonra hatırlıyordum "lan ben bunu rüyamda görmüştüm haa vay anasını" diye.

Deja-vu, rüya derken zihnim bulanmaya başladı benim. Birazdan "ben kimim?burası neresi?" diye sorular sormaya başlayabilirm. Ben kaçıyım hadi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder