Şimdi sus! Ama birden bire sus. Öyle yavaş yavaş alçalmasın sesin, aniden sus ki daha az acı versin susman bu sefer. Zaten hiç sesinle tanışmamışım gibi.. Daha önce sesini duymamışım, konuşmalarını,bana söylediğin şarkını dinlememişim gibi hissetmek istiyorum artık. Kahkahanı duymamış olmayı dilerdim. Kahkahanda bile bir gariplik vardı çünkü. Ne kadar güzel bir kahkahaydı o öyle. Ama garipti, senin gibi.
Ne diyordum.. Susacaksın değil mi? Sesini dinlemekten kendim konuşmaz olmuşum artık, düşüncelerimi bile duyamaz olmuşum, sen şarkı söylerken. Sesinden uzaklaşmak çok acı,evet. M.Alanson duysa üzülürdü bu duruma. Yok, ona ne yahu? Sesinden mahrum kalan benim. Sesinden mahrum kalacağım gibi, kurduğum hayalden de mahrum kalacağım ya da şarkılardan ve şiirlerden. Senden mahrum kalmak pahalıya mal oluyor yine. Yüzde yüz zarar etmişim her seferinde, haberim olmamış tabi ben senin sesine konsantre olmuşken.. Ama bu sefer sonsuza kadar sus. Sesinle başa çıkmaya mecalim kalmadı benim. Sus ki, kendimi duyayım, yeniden hissetmeye başlayayım.
...
Sonra sen sustun. Teşekkür ederim.
Ve ben de gözlerimi açtım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder