28 Nisan 2010 Çarşamba

*VotkaÇilek. :))

Günlerden Çarşambaydı,baya uzun bir gündü ve hava parçalı bulutlu oldukça da rüzgarlıydı. S.A ile Ö.G (üniversite öğrencileri)kampüs bahçesinde yürürken, derslerini asmaya karar verdiler ve her şey böyle başladı..
Yok lan bir şey başlamadı; ama yedin dimi bir an, itiraf et hahha.

Harbi dersler ekildi, S.A ile biraz takılmamızın ardından, erasmusta tanıştığım Alman bir arkadaşla, İstanbul ziyareti sayesinde buluşmuş görüşmüş olduk, hoş bir gündü. İnsan bir an kendini hala erasmus gibi hissedebiliyormuş arkadaşıyla karşılaşınca; ancak gerçeğin farkına çok geçmeden de varıyormuş. İyi ki varıyormuş yani.

Çilek'le ilgili bolca anılarım oldu. Hayır çilek sevmiyorum, oturup çilek yemem ııh, ancak Alman arkadaşın bana Dilek diyemeyip Çilek demesi yüzünden baya bir çilek muhabbeti geçti üstüne bir de Akdeniz'de içilen Votka çilekler o muhabbetlerin üzerine pek bir hoş oldu. Votkaçilek, evet. Güzelmiş meğer, ben sevdim, içilir. Böylece votka içebilmeye ve biraların getirdiği ağırlıktan kurtulmaya başlarım belki de. Biraya son ozaman.

Üstüne bir de benim anamın doğumgünüydü bugün, onun kutlamaları falan derken oldukça uzun, güzel ve değişik bir gündü. Bizim bütün doğumgünleri Nisan ayındadır. Ailemden ve arkadaşlarımdan bir çoğu Nisan'da diğer kısmı da Ağustos'ta doğmuş ilginç. Ama Nisan'da doğup kardeşim gibi koç olanlardan uzak dururum, onlara yan gözle bakarım ve uzaktan bakarım; yine Nisan'da doğup anam gibi boğa olanlara biraz daha yakından bakılabilir, koçlardan daha insani olabilirler ancak yine de çok fazla yakınlaşılmaması gereken insanlar kategorisine girerler. Kısaca Nisan'da doğan bir sürü akrabam ve arkadaşım var ama bunlar aynı zaman da benim uzak durduğum insanlar. hmm. Tuhaf lan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder