Kadıköy'ün sokakları eskidir, güzeldir sevilir. Kkadıköy'de çok insan görürsünüz, çok tanıdıkla karşılaşırsınız, ünlüler vardır falan orda. Bugün tam 3 ünlü gördüm mesela, sanatçılar basar bazen Kadıköy'ü. Hiç beklemediğiniz eski bir arkadaş herhangi bir köşe başından fırlayı verir ki zaten hissedersiniz aslında orada olduklarını.
Bazı karşılaşmalar çok hoştur, insanlar mutlu olur sevinilir, "aa nerden çıktın sen ya ne güzel sürpriz bu böyle" cümleleri kurulur; bazıları pek anlamlı karşılaşmalar değildirler hatta kimi zaman görmezlikten gelirsiniz. "Ya şimdi git selam ver, sahte sahte gülücükler amaan" diye düşünerekten. Bazen uzun zamanlar girmiştir görüşmeler arasına, karşılaşırsanız yolda güçlü bir etki bırakır üstünüzde, pek gerek olmayan karşılaşmalardır onlar. Ama Kadıköy'de hayatınızdaki insanların bir çoğuyla ama yüksek oranda bir çoğuyla karşılaşrsınız bu açıdan mahşer yeri gibidr Kadıköy. Ama hesap vermeniz lüzumlu değildir o anda.
Mesela bazen risk almalı insanlar ki ben sevmem riskleri. Düzenim, dengem bozulsun istemem. Ama demek ki arada almak gerekliymiş çok kötü sonuçlar doğurmayabiliyormuş riskler. Hayatınıza değişik güzel tatlar katabiliyormuş. Ama her an risk alarak yaşamak da oldukça riskliymiş.
İnsan tanımak zormuş. Yıllarca tanıdığınız bir insanı bile birden bire tanımadığınızı farketmek gibi bir durum söz konusuyken yeni baştan bir insanı tanımakla uğraşmak çok yorucu olabilirmiş, insan "ne gerek var şimdi" moduna girebilir ve yaşamaya üşenebilirmiş. Ama aslında denemeye de değermiş.
Hayat bazen insana kısa sürede çok şey öğretirken uzun vadede çok boş görünebiliyormuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder