18 Nisan 2010 Pazar

Obsession.

Yoga.. Hayatımın ilk yoga dersine girdim bugün. Tam spora başlayacakken duyduyuğum yoga dersinin anonsuyla 'yaa ben de yoga yapmak istiyorum' diyip koşaraktan girdim yoga dersine. Çok zordu,evet. Çok ağrılar acılar çektim ki zaten özellikle acı veren hareketler yapılıp o öğrenilmesi bile zor olan nesef teknikleriyle de acımız unutmamız, hissetmememiz amaçlanırmış. Tabi ben o acıları hissettim. Hele kafasının üstünde 2 dakika öylece durum 'hoommm' layan hocayı görünce korku dolu gözlerle bakmış olacam ki, hoca 'sen daha yenisin sakın deneme bunu' deyiverdi. Sağolsun. Ancak itiraf etmem gerek ki çok sevdim ben yogayı bundan sonra her dersine severekten ve biraz da korkaraktan katılırım. En sevdiğim kısmı ise sonunda sadece uzanıp nesef alıp verip, kötülükler dışarı iyilikler içeri yaptığımız kısımdı. Kötülüklere elveda dedik hep beraber, haydi bakalım.

Yoga dersi bitince sırada latin dansı dersim vardı. Nasıl bir sevgidir bu bendeki. Salsa, özellikle bachata yaparken kendimden geçiyorum. Bir farklı hissediyorum, gözüm dünyayı görmüyor. 'Ben' i hissediyorum. Ben o dans eden kızım evet. Bambaşka bir şekilde güvenli ve iyi hissediyorum, çok ilginç. Zaten dans ettiğimiz parçalardan hiç bahsetmiyorum, 'Spanish Girl' gibi beni benden alan parçalar, onlar. Bachata' nın ardından hocamızın birden 'evett şmdi biraz sirtaki çalışalım' demesi beni önce şaşırtıp daha sonra sevindirdi. Ben sirtakiyi çok sevdim. Ya ben zaten severdim yunan ezgilerini de dansı da çok bir hoş oluyormuş. E bundan sonra sirtaki derslerine de devam tabi.

Spor salonundan çıktığımda, yorgunluktan ölmeme rağmen acayip bir huzur ve mutluluk içindeydim, ne güzel. Bütün günümü orada harcadım iyi de oldu. Günler böyle akıp geçiyor. Zaman da su misali bu arada canım. höhö.

**Şimdi uyuyacağım. Uyumadan önce bak buraya yazıyorum, eğer bu gece de dünkü gibi bir rüya görürsem artık psikoloğa gitme fikrimi tekrar gözden geçireceğim çünkü bu ciddi takıntılarımın olduğuna işarettir. Yarın göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder